• ÇİN TAKVİMİ
  • 25

    Mart
    2012

    Tüp bebek uygulamasında karşılaşılan riskler nelerdir?

    Yazar: Editör  |  Kategori: Genel  |  Yorum: Yok   |  182 views

    IVF (Tüp Bebek) uygulamasında ilaç ve uygulamanın kendisinden kaynaklanan ciddi hayati problemlerin görülme riski çok düşüktür. Tüm tıbbi uygulamalarda olabileceği gibi kimi riskler vardır.

    İLAÇLAR
    IVF tedavisindeki kadınlar yumurtlama arttırıcı ilaçlar kullanır. Bu tür ilaçların olası yan etkileri aşağıda özetlenmiştir.

    - İğne yapılan bölgede acı ve morarma. Bu yan etki iğne yapılan bölge her gün değiştirilerek azaltılabilir.
    - Allerji, mide hassasiyeti, baş ağrısı ve duygu durum bozuklukları zaman zaman görülebilmektedir.
    - Yumurtlama arttırıcı tedaviler bazı kadınlarda kontrol dışına çıkabilmekte ve istenenden daha fazla sayıda ve büyüklükte yumurta kistleri oluşmaktadır. OHSS adı verilen bu durum çoğu zaman hafif olarak yaşanır ve tedavi gerektirmeksizin geçer. OHSS bazı olgularda, yumurtalıkların çok büyüdüğü, aşırı yorgunluğun olduğu ve karın içinde, akciğerlerde su toplanmasının olduğu ciddi bir durum olarak ortaya çıkabilir. En önemli risklerden biri olarak kabul edilen böbrek yetmezliği, uygulama yapılan kadınların % 1’inden azında görülür.

    Tüp Bebek Merkezlerinde OHSS riskini azaltabilmek amacıyla

    - Kullanılan ilaç dozunu en az düzeyde tutma
    -  Başlangıç aşamasında saptanıp, uygulamayı değiştirmek veya durdurmak
    - Gelecek denemeler için embriyo dondurma uygulamalarını kullanmak gibi önlemler alınmaktadır.

    YUMURTA TOPLAMA
    Yumurta toplanması aşamasında ultrason eşliğinde, yumurtalıktaki kistlerin içinden yumurtalar, vaginadan yerleştirilen bir iğne yardımıyla toplanır. Uygulamada sıklıkla hafif, yüzeysel bir anestezi uygulanır. Uygulamanın olası sıkıntı ve riskleri aşağıda özetlenmiştir.

    - Uygulama esnasında ve sonrasında hafif, orta düzeyde sancı.
    - İdrar kesesi, barsak ve damarlarda iğneden kaynaklanan hasar olması.
    - Yumurtalık veya damarlarda iğneden kaynaklanan kanama olması.
    - Uygulamadan kaynaklanan enfeksiyon. Devamını Oku »

    12

    Şubat
    2012

    Gebelikte ağız ve diş bakımı

    Yazar: Editör  |  Kategori: Gebelikte Ağrılar ve Şikayetler  |  Yorum: Yok   |  323 views

    Ağız ve diş bakımı kadın hayatının her döneminde gerek sağlık gerekse estetik açıdan çok önemlidir. Gebelikte değişen hormonal düzen ve artan kan hacmiyle birlikte dişler ve özellikle diş etleri hassas bir sürece girer. Planlanan gebeliklerden önce başlanması tercih edilse de herhangi bir gebelik haftasında bakım başlayabilir.

    Diş eti hastalıklarının oluşmasında en önemli etken, dişlerin çevresinde ve aralarında kalan, gıda artıkları ve mikrop yerleşmeleridir. Bilinçli bir diş fırçalama yöntemiyle, gözle görülmeyen besin artıkları ve bakteri tabakası temizlenecektir.

    Nohut büyüklüğünde diş macunu doktorunuzun önerdiği fırça üzerine sıkılmalıdır. Dişlerin dışa bakan yüzeylerinde diş fırçanızın bir kısmı dişler, bir kısmı da diş etleri üzerinde kalacak şekilde 45 derecelik açıyla tutulmalıdır. Hafif bir basınç ve küçük dairesel hareketlerle, diş fırçasının kıllarının diş aralarına yerleştiğinden emin olduktan sonra, dişetinden dişlere doğru (pembeden-beyaza) süpürme hareketi 5–6 kez yapılmalıdır. İşlem her diş bölgesinde fırça boyu kadar ilerleyerek tekrar edilmelidir.

    Arka dişlerin ağız içine bakan iç bölgelerinde de aynı işlem uygulanmalıdır. Ön dişlerin iç yüzlerinde fırçayı dikine tutarak, üst çenede aşağı, alt çenede yukarı hareketlerle fırçalamak gerekir.

    Tüm dişlerin çiğneme yüzeyleri ise ön arka titreşim hareketleri ile fırçalanmalıdır.

    Fırçalama sonrası bol su ile ağzın çalkalanması gereklidir. Fırçalamalar en az 3 dakika sürmeli ve günde 3 kez tekrarlanmalıdır. Doğru kullanılmak şartıyla diş ipi ve diş arası fırçaları tercih edilmelidir

    Dr. Paul Keyes tarafından tanımlanan metot özellikle diş eti sorunları olan gebelerde çok önemlidir. Günün son fırçalamasında, yatmadan önce uygulanması gebelikte dişeti sorunu yaşamanızı engelleyecektir.

    KEYES METODU

    Üç adet çay bardağı alarak aynalı bir lavabo karşısına geçiniz.

    1. çay tabağına bir miktar oksijenli su

    2. çay tabağına bir miktar yemek tuzu

    3. çay tabağına bir miktar karbonat koyunuz

    Diş fırçanızı sırasıyla oksijenli su, yemek tuzu ve karbonata batırarak, yukarıda anlatıldığı gibi 3 dakika süreyle fırçalayınız. Sonrasında ağzınızı bol suyla defalarca ve kuvvetlice çalkalayınız.

    11

    Şubat
    2012

    Gebelikte İş Hayatı

    Yazar: Editör  |  Kategori: Genel  |  Yorum: Yok   |  312 views

    Gebelikte çalışma hayatınıza devam etmekte sakınca yoktur. Kimi iş kollarında çalışanlar çevresel faktörler yönünden çok dikkatli olmalıdır. İngiltere Sağlık ve Güvenlik platformunun iş yerinde karşı karşıya kalınabilecek riskler konusundaki bildirgesi aşağıdaki verilmiştir.

    Gebelikte iş hayatı hangi riskleri taşıyabilir?

    İş hayatında çeşitli fiziksel, biyolojik ve kimyasal risk faktörlerinin yanında çalışma koşulları da göz önüne alınmalıdır. Riskler gebelik öncesi sağlık durumuna ve gebelik haftasına göre değişir.

    Sık rastlanan riskler,

    - Ağır kaldırma

    - Sürekli oturma, ayakta durma

    - Enfeksiyon

    - Elementer Kurşun

    - Radyoaktif materyal

    - Pasif sigara içiciliği

    - Uzun çalışma saatleri

    - Aşırı gürültü

    Üretim yapılan iş kollarında çalışan gebeler, hekimlerine kullanılan hammaddeler konusunda mutlaka bilgi vermelidir!

    9

    Şubat
    2012

    Gebelikte Sağlıklı Beslenme

    Yazar: Editör  |  Kategori: Gebelikte Beslenme  |  Yorum: Yok   |  345 views

    Gebelik sürecinde hızlı bir hücre bölünmesi ve organ büyümesi olduğundan yeterli beslenebilme çok önemlidir. Gebelikte % 15 oranında artan enerji ihtiyacı birçok kadın için oldukça kolay bir değişimdir.

    Kalori ihtiyacındaki artışın gereğinden çok olduğunun düşünülmesi gebelik ve sonrasındaki birçok problemin nedenidir.

    Gebelik sürecinde çok sık olmamak şartıyla gebenin ağırlık değişimi saptanmalı ve duruma gör kararlar verilmelidir. Böyle bir yaklaşım anne adayı ve bebek için doğru olacaktır.

    Gebeliğe başlangıç ağırlığı anne adayının gebelik sürecinde ağırlık değişikliğinin önemli belirleyicilerinden
    biridir.

    GEBELİKTE KALORİ İHTİYACI
    Anne adayları büyüyen bebeğin ihtiyacını karşılayabilmek için gebelik öncesi döneme göre günlük 300 kalori daha fazla almalıdır.

    Hayat şeklinin değişmediği aktif bir gebelik sürecinde ihtiyaç olunan kalori 2.200, daha temposuz gebeliklerde ise 1.600 olarak kabul edilebilir.

    Önerilen kalori artışının 1 külah dondurma, 1 krem peynir –simit olduğunu unutmamak anne adayının gebelikteki kilo artışından olumsuz etkilenmemesi için çok önemlidir.

    İlk bakışta çok az gibi görünen gebelikte ihtiyacınız olan ekstra kalorinin bebeğinizin gereksinimi için yeterli olduğuna emin olabilirsiniz.

    “Çift canlı” beslenme modelleri tıbbi gerçeklerin dışındadır.

    GEBELİKTE PROTEİN İHTİYACI
    Protein gebelik sürecindeki elzem besin elemanıdır. Anne adayının günde 60 gram protein alması gereklidir. Bu miktar gebelik öncesi dönemlerdeki ihtiyacın 10 gram fazlasıdır. Günlük 10 gram fazla protein, 30 gram et veya 330 ml süte
    (standart teneke meşrubat kutusu) eşittir.

    Genel olarak protein fazla beslenme modellerinin tartışıldığı toplumlarda gebelikte fazladan  protein konusu ayrı bir tartışma konusu olarak ele alınacaktır.

    Yağsız kırmızı et, beyaz et, balık, kuru fasulye, mercimek, yumurta, peynir, fındık ve ceviz önemli protein kaynaklarının başında sayılabilir.

    Vejetaryen anne adaylarının beslenmesi ve protein düzenlenmesi mutlak hesaplanmalıdır.

    GEBELİKTE KALSİYUM İHTİYACI
    Kadınların büyük bir yüzdesinin günlük ihtiyaçları olan 1000 – 1300 mg kalsiyum tüketemedikleri bilinen bir gerçektir.

    Anne adayları gebelik süreçlerinde kalsiyum tüketimi konusuna dikkat etmelidir.

    Süt, yoğurt, peynir, yağı alınmış bütün mandıra ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kalsiyum eklenmiş meyve suları ve kahvaltılık gevrekler önemli kalsiyum depolarıdır.

    Süt ve süt ürünlerinin tüketilemediği kimi hastalık gruplarında, özel takviyeler mutlaka yapılmalıdır.

    Yetersiz kalsiyum alan anne adaylarında kalsiyum takviyeleri uygulanmalıdır. Kalsiyum tabletlerinin yemeklerle birlikte
    kullanılmasına özen gösterilmelidir.

    GEBELİKTE DEMİR İHTİYACI

    Gebelik öncesi 15 mg olan günlük ihtiyaç, anne adaylarında 30 mg olarak kabul edilmektedir.

    Anne adayları demir oranı yüksek besin maddelerini bilmeli ve tüketimini arttırmalıdır.

    Kırımızı et, beyaz et, balık, tam buğday ekmeği, tahıl ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, yumurta ve kurutulmuş meyveler önemli demir depoları olmakla birlikte, hayvansal gıdalardaki demirin emiliminin daha kolay olduğu bilinir. Hayvansal gıdalar dışındaki besin maddelerinden demir emilimini arttırmanın en kolay yolu taze meyve sularıyla birlikte tüketmektir.

    Demir depoları dolu sağlıklı beslenen bir gebe kadında, demir ilaçları kullanılmasında gerek yoktur. Bu grupların dışında gebelikte demir takviyesi önerilmektedir.

    Demir tabletleri öğün aralarında, sadece su veya meyve suyu ile tercihen yatmadan önce tek başına alınmalıdır.

    Dr. Ertunç Mega

    8

    Şubat
    2012

    Lohusalık döneminde anne ve bebek bakımı, beslenme

    Yazar: Editör  |  Kategori: Doğum Sonrası Anne ve Bebek  |  Yorum: Yok   |  544 views

    BAKIM VE İLETİŞİM
    - Bir hastanede doğum yaptıktan sonra bebeğiniz yanınıza verilecektir. (Uygulamanın ülkemizdeki güncel adı bebek dostu hastanedir). Aynı zamanda gerekli kültürel gizlilik, yeterli dinlenme ve dilediğiniz besinleri tüketebilme imkanı size
    sunulmalıdır. Hastanede kalış sürenizi sağlık ekibiniz saptayacaktır. Hastanede kalış süresini sizin ve bebeğinizin sağlık durumunun yanında evdeki destek potansiyeli de etkileyecektir.

    DOĞUM SONU BAKIM PLANI

    - Doğum sonrası ilk yirmi dört saatte sağlık ekibiniz sizinle birlikte bir doğum sonu bakım planı hazırlayacaktır. Bu plan gelecek 6- 8 haftanın beklentilerini kapsamalıdır.

    ANNE SAĞLIĞI
    - Doğum sonu ilk 24 saatte bir dizi kontrolle karşılaşacaksınız. Doktorunuz aşağıdaki konularda dikkatli olacaktır.

    - İlk 6 saat içinde tansiyonunuz ölçülmelidir.
    - İlk 6 saat içinde idrar çıkışınız takip edilmelidir.
    - Yürüyüş için cesaretlendirilmelisiniz.
    - Doğum hakkında konuşma olanağı tanınmalıdır.

    - Az sayıda hasta ciddi sağlık sorunları yaşayabilir. Doktorunuz ciddi durumlardaki belirtiler konusunda sizi bilgilendirmeli ve herhangi bir belirti durumunda ulaşılabilirliği sağlamalıdır. Gerekli olması durumunda kabakulak, kızamık ve kızamıkçık aşılarınız yapılacaktır.

    BEBEK SAĞLIĞI
    - Sağlıklı bebeklerin normal renkleri, sabit bir sıcaklıkları olur ve idrar ve dışkılarını düzenli olarak yaparlar. Sağlıklı bebekler açlıklarını belli eder, iyi emer ve beslenme aralarında durulurlar.

    - İlk 24 saat içinde sağlık ekibiniz bebeğinize K vitamini enjeksiyonu yapacaktır. Bu enjeksiyon çok seyrek görülmekle birlikte, ciddi sıkıntılar doğurabilen bir kanama bozukluğunu engelleyecektir. Sağlık ekibiniz enjeksiyonun yapılış amacını size açıklayacaktır. K vitamininin kanıta dayalı tıp anlayışına göre en uygun verilme yolu enjeksiyondur. Ağız yoluyla uygulama etkili olabilmek için tekrar gerektirmektedir. Devamını Oku »

    Toplam 15 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234510...Son »

    © Tüm Hakları Saklıdır - Hafta Hafta Gebelik | Gebelik Belirtileri | Gebelik Hesaplama
    Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.



    Sağlık Bilgileri Sağlık Bilgileri